Read Tersine Dünya by Rudolf Arnheim İlknur İgan Online

tersine-dnya

Sanat ve film teorisi ve görsel algı üzerine yapıtlarıyla tanınan Rudolf Arnheim (1904-2007), 1939 yılında yazdığı (ve ancak 1997'de yayımlanabilen) tek romanı Tersine Dünya'da, adeta zihinlerimize ve düşüncelerimize dair perspektifimizi sorgularken, kimi zaman Kafka'yı hatırlatan bir dünya yaratıyor. Sıradışı bir roman okumak isteyenler, Tersine Dünya'da aradıklarını fazlSanat ve film teorisi ve görsel algı üzerine yapıtlarıyla tanınan Rudolf Arnheim (1904-2007), 1939 yılında yazdığı (ve ancak 1997'de yayımlanabilen) tek romanı Tersine Dünya'da, adeta zihinlerimize ve düşüncelerimize dair perspektifimizi sorgularken, kimi zaman Kafka'yı hatırlatan bir dünya yaratıyor. Sıradışı bir roman okumak isteyenler, Tersine Dünya'da aradıklarını fazlasıyla bulacaklar…"Ayrıca bütün katliamlardan ve yıkımlardan deliliğin, aptallığın, bencilliğin, kibrin ve dar kafalılığın, yani insan ruhunun zavallı bir karikatürünün sorumlu olduğunu kendime itiraf etmek zorunda kaldım… Nitekim yüzyıllardır Cervantes'in, Swift'in, Voltaire'in yazılarında yankılanan ve yakın zamanda Kafka'da korku dolu bir soru halinde körelip kalan kahkahalar gözyaşları kadar acıdır… Bu yüzden, tekinsiz ve kötücül bir biçimde bizimkine benzeyen bir dünya yaratmak için hayatımızı belirledikleri söylenen ana ilkeleri tersine çevirmenin yeterli olacağı fikri beni çok cezbetti…"...

Title : Tersine Dünya
Author :
Rating :
ISBN : 9786053755067
Format Type : Paperback
Number of Pages : 252 Pages
Status : Available For Download
Last checked : 21 Minutes ago!

Tersine Dünya Reviews

  • Zeynep Nur
    2019-04-12 17:32

    Rudolf Arhheim'in İkinci Dünya Savaşı sırasında yazmaya başladığı ve tamamlamak için binbir emek verdiği ilk ve tek romanı Tersine Dünya... Bütün olaylar kitabın adıyla uyum içinde. Öyle bir dünya ki tasvir edilen okurken hayret ediyorsunuz. İnsanlar maskeler takıyor, giyinmek çok garip geliyor. Zenginler 'çalışabilmek' için protesto yapıyor. Zengin olmak, görkemli evlere sahip olmak aşağılayıcı bir kavram. Okullarda öğretmenlerin amacı hiçbir şey öğretmemek. Sinemalarda insanların evlerine yerleştirilmiş kameralardan görüntüler izleniyor ve eğer izlenilen aile kuralların dışına çıkarsa film gösteriminin ardından herkes onları linç etmeye gidiyor. Yoksulların en yoksulu olan Kraliçe çatısı olmayan bir evde yaşayıp sefalet içinde ölmeyi bekliyor. Sınıf ayrımlarını kaldırmak için sözde barış gösterileri yapılıyor. Kitabın her bir bölümü ayrı bir konuyu ele alıyor, ana karakterimiz turist olarak geldiği adı sanı bilinmeyen bir ülkede kendi gelenek ve göreneklerine yabancılaşıyor. Önceleri gördüğü her şeyi yadırgasa da sonradan kendisini giyinikken garip hissediyor ve kendine maske yaptırıyor. Kısacası turist olmaktan çıkıyor.Cesur Yeni Dünya, 1984 tarzında ve bana kalırsa Cesur Yeni Dünya'dan çok ama çok daha güzel bir kitaptı. Olaylara tersinden bakmak ve bunu yaparken de sıkmamak kitabın en büyük artılarından. Herkese tavsiye ederim.

  • 0rkun
    2019-04-02 01:15

    "Tersine Dünya"yı kitapçı rafında görüp şöyle hızlıca inceledikten sonra konu olarak beni fazlasıyla heyecanlandırdığı için satın almıştım. Az önce büyük bir hayal kırıklığı ile kitabı bitirdim. Zorlanarak okuduğum bir başka kitap daha.Bunun 2 nedeni vardı, fazla zorlanmış bir tersine dünya fikri ve cümlelerin akıcı olmaması. İkinci kısım hakkında kimi suçlayacağımı bilmiyorum, çeviri kaynaklı bir tıkanıklık da olabilir, yazarın yazım tarzından kaynaklı da olabilir. Kimi kitapta başıma geliyor, her cümle "yaptı, etti, oldu" ile bitince okumak keyiften çok göz kanatan bir eyleme dönüşüyor. Zaten kitap yazarın tek romanıymış,problem buradan kaynaklı da olabilir.Her neyse, "Hadi şunu da şöyle zorlayayım, şunun da tersini böyle dile getireyim de suyu çıksın" temalı bir kitap okuduğumu her sayfada hissederek, çoğu bölümde konudan kopup belki birazdan bir yere bağlanır diye bekleyerek kitabı zor zor bitirdim. Fikir güzel ama olmamış.

  • Mert Dostol
    2019-04-19 23:20

    Çok ilginç ve sıradışı bir kitap olduğu açık. Adı üstünde, Tersine Dünya. Tren yolculuğu sırasında geldiği ülkede işlerin kendi ülkesinden biraz farklı olduğunu fark etmesi uzun sürmüyor kahramanımızın. Burada zayıflık, açlık, sefalet yüceltiliyor, öyle ki ülkenin en fakiri kraliçenin ta kendisi. Toplumun en aşağı kesimleri görkem içinde yaşayarak bir şekilde 'ceza çekiyor'. Yemeklerini bile kendi başlarına yemeleri yasak. Gece-gündüz döngüsü ise ayrı bir konu. Geceleri gündüzlerden daha çok seven benim için güzel olabilirdi gerçi. Evlerin mimarisi de bizimkilerden oldukça farklı ama bundan bahsetmek istemiyorum, kitabı okuyup kendiniz görün. Daha bir çok terslikten bahsederdim ama bunların hepsini bilip sonra kitabı okumak tadı kaçırabilir.Daha iyi olabilirdi demekle birlikte, kitabın okunmaya değer olduğunu düşünüyorum. Son bölümlerdeki 'savaş'ın(bunu söylemenin spoiler olacağını sanmıyorum), bizim yaşamış olduklarımıza benzerliği ve aynı zamanda gülünçlüğü çok belli oluyor ki zaten yazar da bunun böyle olmasını istemiştir.